Hakkında

Hakkında

Tuz Üretimi:

Natürel kaynak tuzu üretim tesisi sahibi Metin Tanrıkulu, dağda ki tuzlu su gözesinden gelen kaynak suyunun biriktirme havuzlarına alınıp belli evrelerin ardından dinlendirilip ağır metal minerallerini çökerttirildikten sonra kristalize havuzlarında tuzun elde edildiğini belirtti.

YAŞAMIN KAYNAĞI SU VE TUZ

Dünya ve insan vucudunun % 70' i sudur;bu suyun %3'ü tuzdur. Aynı yaklaşık oranlar hücre için de geçerlidir; hücrenin yapısında % 75 oranında tuzlu su vardır. İnsanoğlu binlerce yıl suyu ,tuzu kutsamış çoğu zamanda tedavi amaçlı kullanmıştır. Tuzun tarihi araştırıldığında 14.000 farklı kullanım alanı olduğu, medeniyetler arasında tuz savaşları yapıldığı,tuz adalarının dünya coğrafyasında belirleyici askeri istikham mevkileri kabul edildiği, tuza hakim toplumların gelişip zenginleştiği görülür. 20.yüzyıldan önce kavram olarak çeşitli medeniyetlerde 'tuz' farklı şekilde ele alınmıştır. 

 
BEDENİMİZDE TUZ OLMASAYDI HİÇBİR ŞEYİ DÜŞÜNEMEYECEĞİMİZİ BİLİYOR MUYDUNUZ?

Bütün düşüncelerimiz biyolojik olarak su ve tuz üstünden oluşmaktadır. Yani vucuttaki hard diskin ana materyali silikon değil, su ve tuz ikilisidir.... 


Biofiziksel olarak baktığımızda tuz, tüm enformasyonu alabilir ve biokimyasal olarak da tüm bedenimizi dengede tutan elektrolit dengemizi muhafaza eder. Son yüzyılda endüstri ve kimyanın gelişimiyle görsel anlamda standartlar yüksek görünse de,duygusal ve fiziksel anlamda insanın yaşam kalitesinde bozukluklar ortaya çıktığı bir gerçektir.Bunun nedeni vucuttaki su ve tuz dengesinin bozulmasıdır. "Tuz" bütün hastalıkların anasıdır da "tuz" neden binlerce yıldır tedavi amaçlı kullanılmıştır. Çünkü insanoğlunun asırlardır kullandığı, asker maaşlarının ödendiği, uğruna savaşlar yapıldığı tuz ile, günümüzde kullanılan tuz aynı değildir... 

 

TUZUN VÜCUTTAKİ GÖREVLERİ

Su ve tuz birlikte insan vücudunun en önemli yaşamsal fonksiyonlarını düzenlerler. Gerek hücre sıvısı, gerekse hücre dışı sıvı yoğunlukları farklı olan bir tuzlu sudur. 

Vücutta hiçbir sinir hücresinin diğer organ hücreleriyle herhangi bir bağlantısı yoktur. Oysa beyin, vücudun bütün hücreleriyle komünikasyon içerisindedir. Bu ancak hücre dışı suyun elektrik iletkenliği özelliğinden yararlanılarak yapılır. Bilindiği gibi saf su elektrik iletmez. Yalnızca tuzlu su elektrik iletir. Böylelikle hücreler arası ve hücrelerle sinir sistemi arasında komünikasyon mümkün olmaktadır. Bu demektir ki, tuz olmadan, insan ne düşünebilir, ne konuşabilir, ne vücudunun diğer organlarının verdiği bilgileri alıp gerektiği reaksiyonu gösterebilir. Vücuttaki bütün yaşamsal olaylar, hücre içi ve hücre dışı bu tuzlu suda gerçekleşmektedir. Gene bütün hücrelere besinler hücre dışı sıvıyla taşınır. Bu sıvıda besinler difüzyon yoluyla dağılır. Difüzyonun yayılma hızı sıvının termodinamiğine bağlıdır. Isı su içerisindeki taneciklerin hareket enerjilerini arttırdığından difüzyon kolay ve hızlı olur. 

Genelde soğuk havalarda hasta oluşumuzun sebebi budur. Hücre ile hücrenin içinde bulunduğu tuzlu su arasında madde alışverişi gene bu iki su arasındaki tuz yoğunluğu farkından ortaya çıkan ozmos ile olur. Daha öncede söylendiği gibi, hücre dışı suyun su oranı %94 iken hücre içi su yoğunluğu %75 civarındadır. Yalnız bu sayıları mutlaklaştırmak doğru değildir. Çünkü bu oran insandan insana değiştiği gibi, kişinin su ve tuz tüketme alışkanlıklarına da bağlıdır. Yani kısaca tuz olmadan hiçbir canlı zinciri oluşmaz. Peki, tuz insan yaşamı için bu kadar vazgeçilmez bir fonksiyona sahip iken, doktorların; “yüksek tansiyonunuz varsa tuzdan uzak durun” açıklamalarını nasıl anlamak gerekir? Bu insanın kendi ölümünü yavaş yavaş kendisinin hazırlaması demektir. 

Evet, tuzdan uzak durun ama hangi tuzdan. Bunun ayrımını verdiğimiz bu bilgilerden sonra artık daha doğru yapmak zorundayız. Rafine edilmiş tuz sadece yüksek tansiyon yapmaz aynı zamanda kanser dahil birçok hastalığın da oluşmasına sebep olur. Onun için ister deniz tuzu olsun, ister kaya tuzu olsun, isterse kristal tuz olsun, eğer rafine edilmişse tuzdan mutlaka uzak durun. 

Tuzun vücuttaki bir diğer görevi de, kaliyum-natrüyum pompası ile ozmos gücünün sürekliliğini yaratarak, vücudun doğal su dengesini ayarlar. Aynı zamanda vücudu ağır metallerden ve toksinlerden arındırır. Toparlamaya çalışırsak tuzun vücuttaki görevleri kısaca şöyle de özetlenebilir 1. Tuz seksen dörde varan elementleriyle, vücudun mineral eksikliğini giderir. 2. Tuz su ile birlikte hücre içi ve hücre dışı sıvısını oluşturur 3. Tuzun sıvıya verdiği iletkenlik özelliğiyle vücutta haberleşme sisteminin işleyişini sağlar, buna bağlı olarak, düşünmeyi, konuşmayı ve hareket etmek için gerekli haberleşme zemini hazırlar 4. Vücutta ozmos gücünü oluşturarak, ozmosa bağlı bütün madde alışverişini sağlar. 5. Kalıyum-natrium pompasının çalışmasını sağlar İnsan vücudunun günde en 2-6 gr tuza ihtiyacı vardır. Eğer bu günde 0,2 gramın altına düşerse, insanda tuz açlığı başlar. Bu canlıda çeşitli fonksiyonel bozukluklara yol açar. 

İnsan vücudunun günlük ihtiyacının üstünde tuz alındığı zaman, eğer yeterince su içilirse, bu böbrekler yoluyla dışarı atılır. Her bir gram tuzu vücuttan dışarı atabilmek için 23 gr suya ihtiyaç duyulur. 

Fazla tuz da eksik tuz gibi, vücutta yanlış alarmalara,etkileşimlere sebep olur. Bu nedenle her gün doğru oranda doğal yoldan tuz almak gerekir. 

Yeterli tuz alınmadığı zaman vücutta şu bozukluklar ya da belirtiler ortaya çıkar: 1. Mide bulantısı, kusma 2. Kramp 3. Yorgunluk 4. Vücudun esnekliğinin kaybolması 5. Deri kuruması 6. Düşük tansiyon ve kan dolaşımı bozuklukları 7. Uzun zamanlı ishaller 8. Çok miktarda terleme (Nurettin Yılmaz,/Tuz )

kaynak tuzu



0532 356 56 86 kemah tuz u için 



Product Compare (0)


kemahtuz

kemahtuz

öğütücü ile birlikde kemah tuzuKavonoz ve öğütücü ile birlikde aladığınızda kargo dahil 20 tl K..

20decimal_point00TL 20decimal_point00TL Ex Tax: 20decimal_point00TL

kemahtuzu

kemahtuzu

Öğütücü ile birlikde kemah tuzuKavonoz ve öğütücü ile birlikde aladığınızda kargo dahil 20 tl dirKem..

20decimal_point00TL 20decimal_point00TL Ex Tax: 20decimal_point00TL

text_pagination